MAVİ BİR RÜYA
Siz hiç rüzgara bıraktınız mı kendinizi? Siz hiç bilmediğiniz denizlerde yüzdünüz mü? Geceleri denizin içinde ay pencerenizden size bakarken uyudunuz mu hiç? Ben sizi bilmem ama bu duyguyu hiç yaşamadıysanız çok üzülürüm. Beni anlayamayacağınız için üzülürüm...
Aslında yazacak, anlatacak o kadar çok şeyim var ki size denizle ilgili, ne desem ne söylesem bir türlü toparlayamıyorum. Şöyle en başından başlasam sıkılmaz okursunuz umarım.Ankara'da doğdum büyüdüm ben, denizi nereden bileceksin sen dediler bana. Oysa bilmezler ki ben onu diyenlerden bile çok severim denizi. Hasretimdir kokusuna, havasına... Benim babam denizcidir, o da Ankara'da doğmuş büyümüş ama sonradan keşfetmiş içindeki deniz aşkını. Ben de onun gibi olayım diye küçük yaşta tanıştırdı beni denizle, yelkenle. Kızlar babalarına çeker efsanesi doğru olsa gerek ki ben de çok sevdim denizi.
Deniz bazen annem misali şefkatlidir, açar kollarını bana. Bazen kibirlidir, hırçındır; istemez yüzelim sularında... Hiç belli olmaz ne zaman nasıl olacağı, rüzgar onu sinirlendirdi mi kabarır hemen dalgalarıyla. Bazen rüzgar dinse bile durmaz devam eder o büyük heybetli dalgaları. Biz denizcilerin denizi en çok
sevmediğimiz halidir işte. O heybetli dalgalar vardır ama rüzgar yoktur, o kadar yorar ki insanı o çalkantı. Fakat bazen de o kadar sakin o kadar sevecen olur deniz, bir bakmışsınız hiç eser yok birkaç saat önceki halinden. İşte o zaman en keyifli zamanıdır. Açarız yelkenimizi sonuna kadar, bir elime kitabımı alır
uzatırım ayaklarımı, rüzgarda süzülen yelkenim ile zamanın nasıl geçtiğini anlamam bile.
Ben inanırım ki denizi seven insan, insanları da sever. Denizci insan sıcakkanlı, içten, samimi olur. Akdeniz insanı derler ya kimileri işte aynen öyle... Biz denizciler hangi milletten olduğu, nereden geldiği, hangi dili konuştuğu fark etmeksizin benimseriz birbirimizi. Limanlarda yan yana yatar, yan yana kalkarız. Şimdiki şehirlerdeki hayatlarımızdan çok farklıdır biz denizcilerin hayatı. O kadar iç içe yaşantılarımız vardır ki bizim, bazen karaya çıkmak için bir başkasının teknesinden geçmen gerekir. Biri gelince limana yardım edilir, limandan çıkarken uğurlanır. O uçsuz bucaksız denizde bir başka tekneyle yan yana geçersen selamlaşırsın mesela.
Aslında yazacak, anlatacak o kadar çok şeyim var ki size denizle ilgili, ne desem ne söylesem bir türlü toparlayamıyorum. Şöyle en başından başlasam sıkılmaz okursunuz umarım.Ankara'da doğdum büyüdüm ben, denizi nereden bileceksin sen dediler bana. Oysa bilmezler ki ben onu diyenlerden bile çok severim denizi. Hasretimdir kokusuna, havasına... Benim babam denizcidir, o da Ankara'da doğmuş büyümüş ama sonradan keşfetmiş içindeki deniz aşkını. Ben de onun gibi olayım diye küçük yaşta tanıştırdı beni denizle, yelkenle. Kızlar babalarına çeker efsanesi doğru olsa gerek ki ben de çok sevdim denizi.
Deniz bazen annem misali şefkatlidir, açar kollarını bana. Bazen kibirlidir, hırçındır; istemez yüzelim sularında... Hiç belli olmaz ne zaman nasıl olacağı, rüzgar onu sinirlendirdi mi kabarır hemen dalgalarıyla. Bazen rüzgar dinse bile durmaz devam eder o büyük heybetli dalgaları. Biz denizcilerin denizi en çok
sevmediğimiz halidir işte. O heybetli dalgalar vardır ama rüzgar yoktur, o kadar yorar ki insanı o çalkantı. Fakat bazen de o kadar sakin o kadar sevecen olur deniz, bir bakmışsınız hiç eser yok birkaç saat önceki halinden. İşte o zaman en keyifli zamanıdır. Açarız yelkenimizi sonuna kadar, bir elime kitabımı alır
uzatırım ayaklarımı, rüzgarda süzülen yelkenim ile zamanın nasıl geçtiğini anlamam bile.
Ben inanırım ki denizi seven insan, insanları da sever. Denizci insan sıcakkanlı, içten, samimi olur. Akdeniz insanı derler ya kimileri işte aynen öyle... Biz denizciler hangi milletten olduğu, nereden geldiği, hangi dili konuştuğu fark etmeksizin benimseriz birbirimizi. Limanlarda yan yana yatar, yan yana kalkarız. Şimdiki şehirlerdeki hayatlarımızdan çok farklıdır biz denizcilerin hayatı. O kadar iç içe yaşantılarımız vardır ki bizim, bazen karaya çıkmak için bir başkasının teknesinden geçmen gerekir. Biri gelince limana yardım edilir, limandan çıkarken uğurlanır. O uçsuz bucaksız denizde bir başka tekneyle yan yana geçersen selamlaşırsın mesela.
Bizim evimiz deniz, çatımız gök kubbedir. Geceleri yıldızlar rehberimiz olur, ay ise fenerimiz. Ah o deniz! Ne büyülüdür... İçine içine çeker insanı... Başka bir dünya sanki, başka bir gezegen gibi. Sevdiğim kadar korkarım da denizden. Pırıl pırıl yakamozlar sanki bir rüyadaymışsınız gibi büyüler sizi. Hele bir de güneşin
denize battığı bir yerde o anı yakalayabilirseniz çok şanslısınız demektir. O anı teknenin üzerinde oturup izlemek o kadar keyiflidir ki... Peki ya geceleri dalgaların sesiyle uyumak nasıldır bilir misiniz? Dalga sesleri bir de kekik ağaçlarının kokusuyla birleşince öyle bir huzur verir ki size...
Kısaca anlatmak istesem bile deniz sevgimi anlatmak kelimelerle ifade edebileceğim bir şey değil. Benim için deniz tatili çağrıştırmaz, bana göre deniz huzuru çağrıştırır. Çünkü ben denize açıldığımda denizde olan derdimden, sıkıntımdan başka her şeyi unuturum. Denizin tuzuyla karışmış rüzgar güneşin yaktığı yüzüme dokunup beni rahatlatır. Yelkenimi rüzgara göre ayarlayıp, dümenimi rotama göre çevirir teknemizin dalgaları yara yara gidişini izlerim. Bazen yunuslar bizi takip eder hatta yarışırlar. O zaman yalnız olmadığımı anlarım işte. Kimi zaman ayaklarımı sallandırırım seyir halindeyken, dalgalar yetişir ıslatır ayaklarımı.
İşte böyle farklıdır deniz, sayamadığım kadar güzel yanı vardır insanı içine çeken. Ankara'ya dönerken hep pişmanlık duyarım, bir kez daha nefret ederim Ankara'dan. Marmaris'e her gidişimde de heyecanlanırım çünkü denizi olan şehir bir farklı gelir bana. Daha özgür hissederim kendimi, daha rahat hissederim. Deniz böyle iyi gelir işte bana, ruhuma...
İşte böyle farklıdır deniz, sayamadığım kadar güzel yanı vardır insanı içine çeken. Ankara'ya dönerken hep pişmanlık duyarım, bir kez daha nefret ederim Ankara'dan. Marmaris'e her gidişimde de heyecanlanırım çünkü denizi olan şehir bir farklı gelir bana. Daha özgür hissederim kendimi, daha rahat hissederim. Deniz böyle iyi gelir işte bana, ruhuma...